Genel olarak Gloria Jean’s’in artı ve eksileri:
Artıları:
- Tatlıları genelde muhteşem, artık yapmadıkları beyaz çikolatalı profiterollü pastasının hayranıyım, formlarını tekrar geri getirmeleri için pek çok kez doldurdum umarım beni dinlerler!
- Rakipleri Starbucks, Caffe Nero, Robert’s Cafe, Kahve Dünyası‘nın içlerinde en güzel kahveleri yapan yer.
- Ortaköy, Bebek, Taksim‘deki iki şubesi de ; dekorasyon, manzara ve atmosfer açısından oldukça iyi.
Eksileri:
- Kalitesi genel olarak ( şubeden şubeye değiştiği için ) iyi olsa da fiyatlar çok yüksek bu yüzden çoğu kez lezzet olarak daha az bulduğum ama kalite/fiyat oranı açısından bu kahvecilerin 5 atlısında en iyisi olan Caffe Nero‘yu tercih ediyorum.
- Soğuk kahveleri ( chillerlar ) bir iki sene öncesine kadar özellikle Bebek ve Metrocity şubelerinde çok başarılıyken bu başarısı en iyi şubelerinde bile düşüşte ayrıca çeşit sayısı da bu yaz eskiye göre çok sınırlıydı!
- En güzel pastalarını ya kaldırıyorlar ya da değiştiriyorlar ve iki şekilde de çok olumsuz etkisi oluyor.
- Çay tercihinde sadece en kalitesiz poşet çaylardan birini önünüze koymaları ( poşet çay olması çok büyük bir olumsuzlukken bir de earl grey ve english breakfast gibi en popüler çeşitleri istediğinizde genelde vardı ama şu an yok yanıtını almanız yani bu çeşitleri alamamanız ) çok çok büyük bir eksi, biz kahveciyiz sadece kahvede iddialıyız diyorlarsa lütfen kahve ve su dışındaki tüm içecekleri çıkarsınlar!
- Sıcak çikolataları, gerçek çikolatadan olmadığı için, başarısız.
Yazının şu kısmında fark ettim ki güzelim Barnie’s‘i es geçmişim ( şu 5 atlıda) ama onlar da Nişantaşı şubelerini kapatarak bizi es geçtiler…
Dipnot: Çevremde Starbucks’ın White Chocolate Mocha’sını daha çok beğenenler olsa da, White Chocolate Mocha’sı benim başımın tacıdır umarım bozmazlar.
Kategoriler: Mekan yorumu
Etiketlendi: cafe, Gloria Jean's
Değişik bir yer değil, herkese tanıdık artık o yüzden dikkatimi çeken bazı detaylardan bahsedeceğim.
Bu şubedeki Gloria Jean’s ne yazık ki İstanbul’daki en başarısız Gloria Jean’s. Gittiğim şubeler; Taksim’deki 3 şube ( 2 İstiklal Cad., 1′i Harbiye’den Taksim Meydanına doğru giderken cadde üzerindeki ), Bebek, Atatürk Havalimanı, Astoria, Metrocity, Kanyon, İstinyePark, City’s, Meydan (Ümraniye), Ortaköy şubeleri ve içlerinde en başarısızı Cevahir şubesi…
Sebepleri; servisin çok az müşteri varken bile yavaş olması, çok az garson çalıştırılması, içecek yapımı standart olsa da nedense lezzet açısından da en başarısız şube olması. Tahminen 3 yıldan fazladır bu şubeyi ziyaret ettim ve bir kaç defada başka şubede sözlü, ayrıca form doldurarak da şikayetlerimi bildirmeme rağmen ne yazık ki aynı başarısızlık. Neden hala gidiyorsunuz o zaman derseniz, çok seyrek gidiyorum ve kampanyaları varsa ve diğerlerinden sıkıldıysam gidiyorum.
Atmosfer: 4 Lezzet: 5 Servis: 1 Kalite/Fiyat: 4
Düzenleme, ek bilgi: Başka hangi şubesini gördüm diye düşünürken Eskişehir’de adını unuttuğum bir avm’deki, Ankara Cepa, Armada avm, Tunalı Hilmi ve Çankaya’daki şubeleri ile Kadıköy Altıyol’deki şubesi aklıma geldi. Geçenlerde kapatıldığını farkettiğim bu Altıyol şubesi en kötülükte Cevahirdeki ile yarışırdı açıkçası!
Kategoriler: Mekan yorumu · Uncategorized
Etiketlendi: cafe, cafe latte, Cevahir AVM, Gloria Jean's, Kahve, kötü servis
İthal kahvehanelere rakip Kahve Dünya’sının çeşitli şubelerini gördüm ama en çok Cevahir AVM’deki ile haşır neşirim. İki yazarın da genel atmosferini beğendiği, eski pastanelerin havasını hissettiği, bu mekan bana göre hala gelişme aşamasında gelişmiş değil.
Cevahir AVM şubesinde, kış ve bahar aylarında aşırı yoğun veya yoğun olmayan zamanlarda da hep bir servis aksaklığına maruz kaldım. Menü masada yoksa gelmesi için 3-4 dk, menüyü aldıktan sonra tekrar garsonu çağırabilmek ve sipariş verebilmek için 3-4 dk, siparişin gelmesi için en az 5 dk en fazla 15 dk bekleme süresi var ne yazık ki ve özellikle cafe latte de ılık neredeyse soğuk gelme durumu 3-4 defadan fazla başıma geldi ve her seferinde yine garsonu bulup, derdimi anlatıp, yine bir 6-7 dk yeni kahveyi bekleme durumu yaşadım. Her seferinde de bilhassa farklı yerlere oturdum ki sorun yerden mi kaynaklı çözmek için ama farketmedi. Mekan büyük, genelde oldukça dolu ama bunlar bahane olamaz, mekanı büyük yapıp dolduruyorsa işletmeci ona göre servisi ayarlamalı. Son bir ayda bir kaç defaki gidişim de ise hiç bu sorunları yaşamamış olmamı gelişmelerine bağlamak istiyorum, aşırı yoğun değildi çünkü mekan. Benim buradaki tercihlerim; Türk kahvesi ( tadı ortalama ama yanında çikolata kaplı lokum ve su getirmeleri bile neredeyse servis konusundaki berbatlıklarını kapatacak kadar hoş bir hizmet ) , cafe latte, çikolatalı frappe. Pasta ve kekleri de gerçekten başarılı. Sıcak çikolataları ise pek çok yere göre ( örneğin Gloria Jean’s ) iyi olabilir ama onlardan daha gerçekçi bir sıcak çikolata beklerdim…
Atmosfer: 7 Lezzet: 6 Servis: 3 Kalite/Fiyat: 8
Kategoriler: Uncategorized
Etiketlendi: cafe, Cevahir AVM, Kahve Dünyası
Uzun bir aradan sonra merhaba! Ne yazık ki bu merhaba hiç hoş olmayan bir konuyla devam edecek.
Olay kahramanı bizzat blog yazarlarından Eve Democracy yani ben. Temmuz ayının başında Cevahir Avm’de bulunan ve daha önce bu blogda övdüğümüz Yami Makarna‘da bolonez soslu spaghetti ile zehirlendim! Gıda zehirlenmesi sık yaşanan bir şey ne yazık ki ülkemiz hijyen şartları dolayısıyla, ama makarnadaki azıcık kıymadan zehirlenebilmem için o kıymanın hangi şartlarda bekletildiği, sıcak havada dışarıda en fazla pişmeye hazırlanacak zaman kadar durması gerektiğini artık herkes biliyor!
Siparişten sonra önüme geldiğinde yine mi dedim… Çünkü daha önce yediğim makarna arabiata sosluydu ve hiç memnun kalmamıştım sulu, yapay bir sos tadından öte gidememe hali… Yani ilk yediğimi zamanlarki ile bu zamanlar lezzet, kalite farkı çok büyük. Son yediğim spaghettinin sosu da oldukça suluydu ve tadı da çok çok kötüydü yarısını yedim bıraktım çok aç olmama rağmen gece ise zehirlenme belirtilerim ortaya çıktı. Bu kalitesinden ve lezzetinden çoktan ödün vermiş ve hijyeni de akıllarda çok ciddi soru işaretleri bırakan mekan sayesinde makarnadan soğudum.
Bu sebeple önceki övgü yazımızı siliyoruz ve
bu mekanı kesinlikle tavsiye etmiyoruz !
Kategoriler: Mekan yorumu · Uncategorized
Etiketlendi: gıda zehirlenmesi, yami
Yerbeğen ekibi olarak bir süredir yazılarımıza ara verdik. Kısa bir süre içinde mekan incelemelerimize geri döneceğiz. Maillarda ve yorumlarda gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederiz.
Kategoriler: Uncategorized
Bahçeşehir üniversitesi’nin karşısında bulunan bu küçük mekan, esas olarak “juice bar” temasıyla başlamış olsa bile taze meyve suyu dışında çorbalar, salatalar, tostlar ve paniniler de ekledi menusune. İlk olarak meyve suları, hem mevsim meyveleri hem tropik meyvelerle istediğiniz karışımları hazırlatıp içebilirsiniz. Bunun dışında kendilerinin hazırladıkları meyve sularıyla sütü karıştırdakları bardakları da denenebilir. Sadece meyve suyuyla değil yoğurtlarla da eğlenceli karışımlar hazırlamışlar. böğürtlen, çilek ve kestaneli yoğurtları da fena değil. Beyaz peynirli panini-yanına istediğiniz meyve suyu oldukça ideal ve sağlıklı bir öğle atıştırması oluyor. Tropik meyve salataları da leziz. Bir bardak ananas, kivi ve çilek salatasının fiyatı 3,75 ytl. Orta boy havuc elma suyu ve beyaz peynirli panini 6,75ytl. Yalnız arada puan düşürücü kötü istisnalar çıkabiliyor örneğin en son yediğim panininin domatesi ekşimişti. Genel olarak tavsiye edebileceğimiz bir mekan ama. Servis ve çalışanlar son derece iyi ve güleryüzlü. Özellikle beşiktaş civarında okula gidenlere kahvaltı/öğlen yemeği için tavsiye edebileceğimiz bir yer.
Atmosfer: 5 Lezzet: 6 Servis: 7 Fiyat: $$$
Kategoriler: Mekan yorumu
Etiketlendi: Beşiktaş, cafe, tazeden
Eylül 27, 2008 · 1 Yorum
Kısa bir süre önce Punto hakkında bir yazı yayınlamış olmamıza rağmen bir okuyucumuz tarafından gönderilen yorumu yayınlamaya karar verdik..Bizim bir şey dememize gerek yok olanlar eğer anlatıldığı şekildeyse durumu yeterince açıklıyor
Konu:iSTİNYE PARK ALIŞVERİŞ MERKEZİ PUNTO RESTORAN Hakkında
22,09,2008 Tarihinde Bir süre dolaştıktan sonra açlıktan gözüm dönmüş bir sekilde Puntoyu tercih ettim.Bir salata söyledim kısa süre sonra servisim geldi ki iştahla yemeğe başladım,birkaç lokma yedikten sonra kocaman bir tırtıl böceğin salatanın içinden çıkmaya çalışarak tabağın kenarına doğru kaçmaya calıştığını gördüm.o an orada bayılacaktım hemen toparlanıp kasadaki bayana gösterdim hiç tepkisiz bayan tabağı alıp mutfağa gitti…ben çok kötüyüm bayılıcam diyorum kimsenin umrunda değill..ve döndüğünde bayan ben 8 yıldır bu işi yapıyorum ilk kez böyle bişi başımıza geldi kusura bakmayın ben paranızı iade edeyim oldu..bu hadii defol git gibi bir cevaptı benim için.bende hizmet sektöründe çalışıyorum ama hizmet bu değil böyle olmaz,o hanım bir kasiyermi veya oranın işletmecisimi bilmiyorum ama böyle önemli yerlerde müşteriye nasıl davranacağını bilmeyen gereksiz insanların nasıl çalıştırıldığını anlamış değilim,tüm arkadaşlarıma olayı anlatıp orada yemek yememlerini öneriyorum ama siz yetkililerinde bunu bilmesini bundan sonra gereken önlemleri almanızı öneririm..
Saygılar
Gülşen
Kategoriler: Mekan yorumu
Etiketlendi: istinye park, italyan mutfağı, punto
Evet bayanlar ve baylar, ve karşınızda en kötü Özsüt şubesi. Bunu uzunca bir süre yeni açılmasına ve bu nedenle heryerde olabilecek aksaklıklara verdik ancak üstünden makul bir süre geçmesine rağmen hala kötü.
İlk olarak kendinizi menude sipariş etmek isteyeceğiniz şeylerin %80ini bulamayacağınıza hazırlayın, özellikle ekler ister öğlen ister akşam vakitlerinde gelin her zaman “kalmamış” oluyor. Bunu şubede çıkan/gönderilen ekler sayısının 2-3 civarında olması ihtimaline bağlıyoruz. Sadece ekler değil, pek çok özsüt’ü tatlı severlerin radarına sokan özel özsüt pastaları da bu şubede yok. Ayrıca bir kere eve siparişle gelen muzlu pastanın ekşimiş olduğunu da belirtmek lazım. Hotel Les Ottomans’ın hemen karşısında bulunan ve gayet ilgi çekici konumuna rağmen burayı çay içmek dışında tercih etmek istemezsiniz, bize inanın.
Atmosfer: 6 Lezzet: 4 Servis: 5 Fiyatlar: $$$
Kategoriler: Mekan yorumu
Etiketlendi: özsüt, cafe, kuruçeşme, patisserie
Kanyonun en alt katında bulunan kitchenette, gayet geniş bir alana sahip. Havalar iyi olduğunda dışarısı da kullanılabiliyor, onun dışında sıcak atmosferi ve sevimli dekorasyonuyla içeride çayınızı ya da kahvenizi içebilir, eğer açsanız lezzetli hamburgerinin, pizzasının ya da schnitzel’inin tadına bakabilirsiniz. Ödüllü portakal kabuğu ve çikolata eklenerek yapılan Kitchenette Coffee‘yi içmenizi öneririz, pişman olmayacaksınız=) Ancak burada da makaron tabağı isterken beklentilerinizi yuksek tutmayın, maalesef makaronu pek başarılı değil. Ancak kahvaltıları Le Pain Quotidien’inkiler gibi harika ve çok doyurucu. Fiyatlar düşük değil, ancak sunulan ürünlerin kalitesi ve servisle düşünülünce fazla değil.
Atmosfer: 8 Lezzet: 7 Servis: 8 Fiyatlar: $$$$$
Kategoriler: Mekan yorumu
Etiketlendi: cafe, Kanyon, kitchenette
İtalyan mutfağı dünyada olduğu gibi ülkemizde de en çok benimsenmiş ve sevilmiş mutfaklardan biri. Mezzaluna ise bütün dünyada çeşitli şehirlerde hizmet sunan ve italyan mutfağının zamanla fast-food anlayışına bağlı olarak transforme olmuş ve kötüleşmiş halini bize unutturup gerçek italyan tarifleriyle ve şık dekorasyonuyla güzel bir akşam geçirmek için ideal. Su ada dışında istinye park, nişantaşı ve daha pek çok semtte bulunan Mezzaluna’nın belki de atmosfer bakımından en hoş şubesi suadada. Boğaz manzarası eşliğinde şarabınızı yudumlamak ve ince hamura yapılmış gerçek italyan pizzası yemek çok keyifli. Tabii ki de ortam ve menu ve restoranın repütasyonu nedeniyle fiyatlar yüksek, lüks bir restoranın olması gerektiği şekilde =)
Atmosfer: 9 Lezzet: 8 Servis: 8 Fiyatlar: $$$$$
Kategoriler: Mekan yorumu
Etiketlendi: italyan mutfağı, mezzaluna, suada